Minimal dokunuşlarla unutulmaz anılar yarattığımız insanlar başımızın tacı! Ama peki boşa vakit harcadığımız ve hayatımızdan çaldıkları her dakika için sövdüğümüz insanlar ne olacak? Zamanla ilgili dek derdimiz onun hızla akıp gitmesi mi? Yoksa onu verimli kullanma fırsatını yaratamamak mı? Michael Ende’nin kaleminden çıkan Momo isimli eser, zaman hakkında yaptığı etkili ve doğru anlatım ile yılın en çok okunan romanları arasında ilk 5’e yerleşti. Küçük dokunuşlar ile kendine has zamanı yaratmak isteyenler için veriyoruz tüm detayları...

2012’de kıyametin geleceği ile ilgili söylentilerin ardından Mayan takvimi mercek altına alındı. Mayan’ların dünyanın sonu diye tanımladığı bu tarih aslında 5 yıllık bir geçiş sürecini hedef gösteriyordu. 2012’den sonra zaman algısının değişeceği, günlerin hızlanacağı ve insanların zamanı verimli kullanma şartlarının zorlaşacağı resmedilmişti. Bakıyoruz da Mayan’lar az da gözü pek değilmiş. Bkz. günler sanki 20 saat oldu da, vahşi atlar misali tepelerden aşağı koşuyor. İşte Michael Ende de bu çıkmazın üzerine yoğunlaştığı ve zaman algısının ters yüz olduğu sıkı bir roman ile karşımızda! 

Zamanın etkili ve doğru kullanılma yollarının kaleme alındığı bu muhteşem eser, bugüne dek bizlere öğretilmiş olan boşlukları bükerek içerisinden kendimize ayıracak yeterli zamanı ayıklamamız ve onu en verimli şekilde değerlendirmemiz için süper ötesi bir rehberlik sunuyor. Kitap seven sevmeyen herkes kendini zorlasın ve bu eseri baş ucuna iliştirsin. Sonra görün bak hiç telaşınız falan kalıyor mu?