Bergen’in bağrında yetişen ve daha minik yaşlardan beri müzikle uğraşan Askjell, hakkında bir dosya aralamaya yetecek kadar argümana sahip. Underrated mı, evet oldukça underrated ama bu yine de onun müziğine bağımlı olmamıza engel değil. Yakınlaşalım, kaynaşalım…

Spotify’da sadece ama sadece 2 tanecik parçası bulunan Askjell’in taşıdığı müzik geni babasından geliyor. Kendisi daha ufakken ve bilgisayar oyunlarıyla meşgulken babası İngiltere’de hatırı sayılır kalitede dancehall ve dubstep parçalara imza atmış. Sonunda taşın altına elini koyan oğlumuz ise işe bir keyboard ile başlamış. Sonra bi de bass gitar tutmuş elleri…

Askjell için ne bir grup ne de bir birey demek mümkün değil. Vaktinde sıkı Metallica coverları yapan bir grupta gitaristlik yapmışlığı var ve hala bu grupla olan bağlarını korumaya devam ediyor. Onun dışında bir de yine Norveç’in medarı iftiharı olan AURORA ve Sigrid gibi isimlerin prodüktörlüğünü yapıyor. Ama kendiyle başbaşa kaldığı zaman, kendi atmosferik, senfonik müziğini icra etmeye başlıyor. Askjell’in tarzı hakkında ne desek yalan olur, ne düşünsek yarım kalır… Kendi uzay boşluğunda kendi notalarını seçmiş ve bize kalırsa biraz da Petit Biscuit havası estirmiş.

Daha ilk notalarda potansiyel dinleyici olup olmadığınıza hızla karar verebilirsiniz. Autumn, autumn, High Five (remix) ve To Be Loved adlı 3 eseri platformlarda sallanıyor. E ne duruyoruz? Biz de biraz sallanalım…