Yine markalar, yine kendilerini öne çıkarma stratejileri… Prada, zamanında Marchesi 1824 adlı pop-up bir fırın açmıştı. Bu sefer Fendi markası Londra’nın en lüks alışveriş merkezlerinden biri olan Harrods’daki büyük mağazasının beşinci katına pop-up bir kafe açmış. Hep böyle ses getirmek için kısa süreyle fırınlar, yat kulüpleri, pastaneler açıyorlar sonra hevesleri kursakta bırakıp kapatıyorlar. Neyse hep açık olsalar bir önemi kalmayacak gibi duruyor zaten. Şimdi bahsedeceğimiz Fendi Caffe bunlardan sadece biri.

 

Ünlü görsel sanatçı Joshua Vides, Fendi için kendi imzası gibi olan monochrome temalı bir tasarım yapmış. Her yer siyah beyaz çizgilerle dolu. Onu bunu bırak da İstanbul’da böyle bir sufleci vardı bizim aklımıza direkt orası geldi. Mekan ilk olarak; "F harfleriyle dolu iki boyutlu bir dünyaya mı düştüm?’’ sorusu sordurabilir. İkinci sorgulaman ise şu her bloggerda gördüğün Fendi’nin minik çantaları hakkında olacaktır. Çünkü her yerdeler! Kahvenin yanında minik bir çanta kurabiyesi hiç fena gitmez, umarım fiyatı gerçeklerinden ucuzdur…

 

Fendi’nin doğum yeri olan İtalya’dan esintilerle özel bir menü hazırlanmış. İtalya’da sandviçlerin üstüne ff baskısı yapılıyor mu bilemedik ama temel amaçları her zamanki gibi her yerden ff’lerini fışkırtmak. Sadece kafeden ibaret değil, ayrıca ünlü Peekaboo çantasını kendine göre tasarlayabileceğin bir Peekaboo Bar’ı var. Kötü haber, bu uygulamaları Temmuz sonunda bitmiş. 

Pop-up mağaza, Ağustos sonunda kapanıyor. Yetişen yetişti diyelim biz ona. Ayrıca mağaza dışında bu temada merkezde dolaşan taksiler bulunuyormuş. Hani ff’ler saçan bir arabayla gezmek istersin diye, biz söyleyelim de…