Bugün gündemimizde pasif savaş ile Hindistan’ı bağımsızlığa ulaştıran genç bir avukatın otobiyografisi var. Gandhi’nin kendi elinden çıkan ve özyaşam öyküsünü okuyucu ile buluşturduğu “Bir Özyaşam Öyküsü” adlı kitabı hem elinize hem ruhunuza çok yakışacak!

Duymaktan bıkkınlık gelen “şunu yap, bunu yap” tabusunu kıran ilham verici bir öyküye sahip olduğu için bu satırların arasına aldık bu kitabı. Konu Gandhi olunca hakkında çıkan her olumsuz gıybete rağmen biz yine de merak kabartmaktan geri duramıyoruz. Sonuçta lafa değil icraata bakmak lazım.

Tamamen kendi tecrübe ve deneyimlerini kendi tarafsızlığını da üzerine ekleyerek kaleme almış Gandhi. Kitap kurtları bir yana, kitap okumayı sevmeyenlerin bile kendini zorlama nedeni olmalı Bir Özyaşam Öyküsü. Gandhi’nin cümlelerini gözümüzle takip ederken kitap okur gibi değil de, sanki bir sohbetin koynuna uzanmış gibi hissediyoruz kendimizi. Yaşadığı sıradışı hayata rağmen ruhunu ve bedenini terbiye edişi, kendi öz benliğini arama çabası ve en önemlisi dünyayı algılayış şeklini ilk ağızdan dinlemek harika bir fırsat gerçekten.

Geceye bir kitap bırakmadan göçüp gitmeyen Gandhi’ye duyduğumuz saygı, yazarlığına bakınca bi’ tık daha ileri taşıdı kendini. Kısacası huysuzluk ve müşkülpesentliğimizi kırıp geçirecek, egoları kapının önünde bırakmamıza yardım edecek bir eser ile karşı karşıyayız. Bu konuda daha ne diyebiliriz ki?